26 Ağustos 2010 Perşembe

Masal bu ya...

KÜÇÜKLERE MASALLAR BU BÖLÜMDE SİZLERİ İLGİLENDİRİYOR KÜÇÜKLER.....
Hep büyüklerinizden dinlediğiniz masallarda Pamuk Prenses aynı hikaye Külkedisi aynı hikaye hiç masalların bitmediği karıştığı tam anlamıyla hiç sona ermediği zamanları hiç yaşadınız mı? Hiç yaşamadıysanız bu blog sizindir.
BENİ İZLEMEYE DEVAM EDİN......HEPİNİZİ ÖPÜYORUM.
1.masal:Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir varmış bir yokmuş pembe prenses elinde sepetiyle şatodaki  büyükannesine tarhana götürürken yolda  arkadaşlarıyla karşılaşmış   şakalaşarak giderken  ayakkabısının teki ayağından çukura yuvarlanmış alamayacağı için tek ayakkabısını eline alarak çimenlerde yürümeye devam etmiş bu arada yanındaki arkadaşlarını tanıyalım bir eşek bir horoz bir kedi bir köpek hep beraber karınları acıkınca yolda çikolatadan bir ev görmüşler.Sevinçle eve koşmuşlar ve  küçük parçalar halinde çikolataları yemeye başlamışlar .Ve yola devam etmişler şatoya vardıklarında kapının anahtarını büyükanne bulamamış  şanslılarmış çünkü Rapunzel orda büyükanneyi ziyarete gelmiş saçlarını kuleden uzatınca saçlara tutunup yukarı çıkmışlar.
İçeride sofrayı kurmuş ve tarhana çorbasını  hep beraber içmeye başlamışlar   kapının zilini duyunca hepsi heyecanla sürpriz misafirlerinin   ormanda işlerini bitirip geldiğini anlamışlar ve sofraya 7 tane daha  tabak koymuşlar  yorgun misafirler çorbayı keyifle içmişler.
Hemen hepsi yorgunluktan ve tatlı sohbetten uykuya dalmış.
Sabah olduğunda  ormanda çalışmaya gidenler ormana gitmiş  büyükanne turşu kurmaya başlamış Rapunzel ve Pembe Prenses  sohbet etmeye devam etmişler  geri kalanlarda şakalaşıyorlarmış  .Bu  arada atların geldiğini duymuşlar şatodan baktıklarında  prensin atlılarıyla şatoya doğru geldiğini görmüşler ve inanılmaz derecede  heyecanlanmışlar.
Kapı açıldığında elinde ayakkabı teki ile prens bütün yakışıklılığı  ile duruyormuş ve tabii ki ayakkabı pembe prensesin kaybettiği ayakkabı imiş.
Akşam olduğunda sofralar kurulmuş bizim 7 arkadaş  ormandan dönmüş ve büyük bir eğlence yapılmış.

2.masal:
Günlerden bir gün çikolatadan evde yaşayan bir  erkek  bir kız kardeş varmış.Her gün mutlu yaşarlarmış  .Uzakta yaşayan komşuları dev çok iyi kalpli imiş.Bir gün onu ziyarete karar vermişler. Kaf dağının arkasındaki şato bulutlardan  sonra görünüyormuş ve ancak fasulye sırığına tırmandıktan sonra köprüyü geçince sola dönüp şatoya varıyorlarmış.Şatonun kapısında nöbetçi olarak çizmeli bir kedi duruyormuş çizmeleri çok güzelmiş.Hoşgeldiniz demiş hep beraber  devin annesinin yapmış olduğu kek ve ıspanaklı börek  tarçınlı kurabiye yemişler çok hoşlarına gitmiş.Sonra çekirdek yiyip oyun oynamışlar ve yorgunluktan uyuyakalmışlar.
Ertesi sabah  şatonun önünde bir kurbağanın zıpladığını görmüşler  devin akıllı annesi bunun  önceden bir prens olduğunu sonra başına düşen bir taş yüzünden  kurbağa olduğunu ve başına tekrar düşerse prens olabileceğini söylemiş çocuklardan biri taş yerine  tarçınlı kurabiye atmayı teklif etmiş onlar da kabul etmişler .Tarçınlı kurabiyeyi kurbağanın  kafasına atınca kurbağa aniden prens olmuş.
3.masal:
Deve tellal iken pire berber iken ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar  iken günlerden bir gün  bulut adam ve bulut kadın gökyüzünde uyurken  yağmur adam yağmur yağdırmaya karar vermiş  çok yağmur yağmış fakat arkasından çok güzel bir gökkuşağı çıkmış.Gökkuşağının altından geçen çocuklardan biri bir dilek tutmuş demiş ki:
Sarayda yaşasam  tüm çocuklar benimle oynasa  karnı acıkan gelip benim sarayımda karnını doyursa benim bütün dileğim bu demiş.
Ertesi gün gözlerini ovalayarak  uyanan çocuk kendisini büyük bir yatakta bulmuş.Kaval seslerini  duyunca pencereyi açıp bakmış ki ne görsün bir adam kaval çalarak  peşine taktığı çocukları  onun evine   yani sarayına doğru getiriyor aşağıya koşarak inmiş  hazırlanan sofrada bir kuş sütü eksikmiş.
DİLEKLERİNİZ HER ZAMAN GÜZEL OLSUN ÇÜNKÜ GERÇEKLEŞİNCE TÜM İNSANLAR MUTLU OLUR.
4.MASAL:Günlerden bir gün domates patlıcan ve biber arkadaş olmuşlar aynı bahçede  büyümüşler aynı toprağı koklamışlar   patlıcan domatese demiş ki:Senin yanakların ne kadar kızarmış  güneşlendin mi?
Biraz  fazla kaldım güneş losyonu sürmeyi unutmuşum..........Keşke  asma yapraklarının orada büyüseydim.
Karpuz söze karışmış yandaki  bize benzeyen sarı yuvarlak meyva çok şımardı benim yerimde gözü var gittikçe büyüyor demiş.
Patlıcan yanındaki sarı saçlı  uzun boylu arkadaşının boyu kendisinden uzun diye çok üzülmüş.Kendi siyah saçları hem o kadar uzun değilmiş  hem de güzel değilmiş
5.MASAL:Bir gün soğan ile sarımsak dertleşiyorlarmış  sarımsak soğana çekil yanımdan çok kötü kokuyorsun demiş soğanda sanki senin benden kokun daha güzel önce kendine bak senin kokunu duyanlar 40 metre öteye kaçıyor demiş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder